
Ne bakıyorsun?
Hey sana söylüyorum!
Evet be sen! Cam kenarındaki, siyah püsküllü çantalı olan!
Ne söylüyorsan yüzüme söyle. Söyle ki kusayım içimi sana!
Söyle ki bana o ilk bakışından beri zihnimde sakladığım-hı hı aynen öyle senin ulaşamayacağın tek yere! HA!- düşüncelerimi kusayım suratına püsküre püsküre!
Ne o şimdi...
Eline aldığın cep telefonunla oyalanıyormuş gibi yapıyorsun?
Ha ha! Düşüncelerimi anlayıp korktu mu yoksa küçük kraliçemiz!
Tamam kraliçe istediğin gibi olsun. Devam et.
- Bir dakika sonra -
Hayır hayır hayır!!
Yoksa cep telefonunla fotoğrafımı mı çekiyorsun?!
Seni leş fahişe!
Bırak hemen o telefonu!
Bıraksana yahu!
Bıraksana be sürtük!
--------------------------------------------------------------
HA! HA! HA! HA! HA! HA! HA! HA! HA! HA! HA! HA!(Otobüsteki insanların kahkahası)
--------------------------------------------------------------
Ne var be insanlar!
Ne gülüyorsunuz suratıma bakıp!
Ne istiyorsunuz benden!
Ne! Ne! Ne! Ne!
Bu yanaklarımdan süzülen yaşlar mı yoksa sizi bu kadar mutlu eden?!
Yoksa bu benim zevkime bile sorulmadan üstüme yapıştırılan leş kıyafetler mi?!
Yoksa burnum mu?!
Kulağım mı?!
Kaşım mı?!
Ağzım mı?!
Ha?! NE!!
-*?((=%^(
Yeter artık be!
Tamam. Gülün istediğiniz kadar insanlar.
Kusun içinizi.
Umrumda değil.
Buldum çünkü artık kurtuluşumu sizden!
- - - - - - -- - --- ------
Annee hadi inelim artık şu otobüsten!! ANNE!!!
- Written By Taylan Özgür Coşkun.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder