Bugün nerdeyse Barajyolu'ndan bizim eve (Reşatbey) kadar yürüdüm. Yanlış anlaşılmasın otobüs param vardı :) Ama otobüs durağında beklerken ceplerimi yokladım, mp3'ümün yanında olduğunu farkettim ve '' Neden kulaklığımı takıp uzun bir yürüyüş yapmıyorum ki ? '' dedim kendi kendime .. Taktım kulaklığımı açtım Joan Osbourne'dan bir albüm bütün yol boyunca onu dinledim .. Ama sadece dinlemedim. Yolda yürürken biçok insanı izledim dikkatlice.
Hepsinin ayrı bir derdi vardı. Kimi birinden kaçıyor, kiminin üstünde takım elbise elinde son model telefon işle uğraşıyor, kimi sevgilisiyle sarmaş dolaş yürüyor, 20 yaşında ama aklı hala 15 olan tipler ( Genellikle serseriler ) geçiyor önümden aptal aptal yürüyerek, kimisi bebeğini dolaştırıyor vesaire vesaire ..Bir ara Gazipaşa parkında oturdum, o insanları izliyorum.Hepsini teker teker izlemek çok ilginç bir duygu ..
Hatta bir de birazdan ne yapacaklarını tahmin edince ve o tahmin ettiğiniz şeyi yaptıklarında .. Kendinizi Tanrı gibi hissediyorsunuz (: Düşünsenize mesela yoldan geçen 2 - 3 genç kız bir dilenci çocuktan kaçarken, serseriler aynı dilenciyle alay ediyor .. Ve siz bunu 30 sn. öncesinden tahmin edebiliyorsunuz ? Bu durumu engellemekte sizin elinizde. Mesela o dilenciyi yanınıza çağrıp para verirseniz o genç kızların ondan korkmasını ya da o serserilerin onunla alay etmesini engelleyebilisiniz .. Bu sizin elinizde olan bir şey. Önceden tahmin edip olaya müdahale etmek.
Sizce de çok ilginç değil mi 30 saniyeliğine Tanrı olmak ?
Written By Taylan Özgür Coşkun ..
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder